TÜTÜN EKSPERLERİ DERNEĞİ
BASIN AÇIKLAMASI
26
ŞUBAT 2008
SATILAN SADECE TEKEL Mİ…?
TEKEL, uzun yıllar Türkiye’nin ilk 500
firması listesinde daima ön sıralarda (1993 yılından 1998’e kadar 3 üncü) yer
almıştır. İSO’nun “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2006” isimli
araştırmasında üretimden net satışlar sıralamasında yaklaşık 891 milyon YTL ile
34 üncü sıradadır. TEKEL Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti A.Ş. 2006 yılı
Kurumlar Vergisi İstanbul sıralamasında 30 uncu, Türkiye sıralamasında ise 51
inci sırada yer almıştır.
TEKEL, 2007 yılında 145.658 üreticiden 34.155.000 kg
(2006 yılı ürünü tütünü) 147.824.292 YTL bedel karşılığında satın almıştır. Bu
haliyle mevcut üreticilerin yüzde 67’sinin tütün alımını yapan TEKEL, 2006
yılında 55.375. 388 dolar karşılığı 50.401.338 kg tütün ihraç etmiştir. 2007 yılı itibariyle 13.164
personeli bulunan ve en çok istihdam yaratan kamu kuruluşlarının başında gelmektedir.
TEKEL, 2005-2007 yılları itibariyle 35-40 milyon kg
tütün mamulü üretmiş ve satmıştır. 20 milyar YTL’lik sigara pazarın 6 milyar YTL’ye
yakın kısmı TEKEL’e aittir. Bunun 4-5 milyar YTL’si hazineye, 1-2 milyar YTL’si
tütün üreticilerine ve sektör çalışanlarına doğrudan ödenmektedir. Bununla
birlikte 2006 yılında 199 milyon YTL kar etmiştir.
Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun (ÖYK) 5/2/2001 tarihli ve 2001/06 sayılı Kararı ile
özelleştirme kapsam ve programına alınan TEKEL’in sigara fabrikaları için 5
Kasım 2003 yılında yapılan ihalede, JTI’nın verdiği 1,15 milyar dolarlık
fiyat yeterli bulunmamıştı. 22 Şubat
2008 tarihinde yapılan son ihalede BAT’ın vermiş olduğu 1.720 milyar dolar
teklif hem Özelleştirme İdaresi hem de medyada
çok iyi bir teklif olarak sunulmaya çalışılmaktadır. Halbuki 1,15 milyar
dolarlık teklif tarihindeki dolar kuru ile bugünkü dolar kuruna göre aslında
verilen fiyat 5 sene öncesininkinden çok farklı değildir. 2003 yılındaki borsa
endeksi ile bugünkü borsa endeksi karşılaştırıldığında ise verilen fiyatın ne
kadar komik olduğu ortadadır. TEKEL’e verilen bu fiyatı çok iyi bulanlara diyeceğimiz
şudur ki. Sadece arazilerinin değeri, stoklardaki tütün bedeli ve
fabrikalardaki teçhizat bedeli bile bu fiyatın çok üzerindedir. Alkol
fabrikalarının satışında oynanan oyun Sigara fabrikalarında da oynanmaktadır.
Özelleştirmeden
doğacak en önemli sonuçlar ise,
1- Yurtdışına Kar Transferi Yapılacaktır.
Özelleştirilecek fabrikalarda üretilecek sigaraların
satışından sağlanacak karın tamamının yurtiçinde kalması yerine, çokuluslu firmalar
tarafından yurtdışına transfer edilecektir. Piyasanın %40 ‘ını elinde tutan
firmanın 2006 yılı karının 420 milyon YTL olduğu düşünülürse 146 yıllık
TEKEL’in 2 milyar YTL, yani 2 yıllık
sektör karına satılmak istendiği görülecektir.Böylelikle her yıl 1 milyar YTL
kar yabancı sigara şirketlerinin yurt dışındaki
kasalarına akarken , işsizlik ve yoksulluk da Türk halkına kalacaktır.
2- Kayıtdışılık ve Vergi Kaybı Artacaktır.
TEKEL’in alkollü
içkiler biriminin özelleştirilmesi sonucu, bu sektörde yüksek oranda meydana
gelen kayıtdışı ve vergi kaybı, TEKEL’in
sigara fabrikalarının özelleştirilmesi halinde tütün ve tütün mamulleri
sektöründe de yaşanacaktır
3-TEKEL Çalışanları Geçici
Çözümlerle Mağdur Edilmekten Kurtulamayacaktır.
Bugüne kadar yapılan özelleştirilmeler
sonucunda işçilere dayatılan 4-C, memurlara dayatılan İFP (İstihdam Fazlası
Personel), nakle tabi personel gibi insan onuruna yakışmayan ve köleleştiren
uygulamalar devam edecektir.
4-Yaprak Tütün
İşletmeleri ve Pazarlama Dağıtım Başmüdürlükleri Tasfiye Edilecektir.
Sigara
birimi özelleştirilmiş bir TEKEL’in yaprak tütün biriminin de ayakta kalabilme
imkânı yoktur. Yaprak tütün biriminin birkaç yıl içinde tasfiyesi
kaçınılmazdır. TEKEL’in sigara
biriminin özelleştirilmesinin yanı sıra, TEKEL’in tütün alımlarından da
çekilmesi halinde özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere
tüm tütüncü bölgelerimizde sosyo-ekonomik ve siyasi problemlerin artması
muhtemeldir.
5-
Saldırgan Satış Politikaları ile Kamu Sağlığı Bozulacaktır.
TEKEL, pazar kaybetme pahasına da olsa çokuluslu sigara şirketlerinin
riayet etmediği kanuni gerekleri yıllardır “dürüst üretici ve satıcı” titizliği
ile yerine getirmektedir. Sektörde bir kamu kuruluşu olarak TEKEL’in varlığını
sürdürmesi, tütün mamulleri tüketicileri ve toplum sağlığı açısından da önem
taşımaktadır. Her geçen yıl Avrupa ve
Amerika’da satışları azalan çokuluslu
sigara şirketleri, ülkemize gelince kanunları ve kurumları yok sayarak yasadışı
reklam ve promosyon çalışmalarını pervasızca sürdürmektedirler. Yasa dışılığın
yanında etik olmayan ticari tavrın esas amacı, TEKEL’in piyasa payının iç
edilmesi, gelişmiş ülkelerde kaybedilen pazar paylarının insanımızın akciğerlerinin
kullanılarak telafi edilmesidir.
5727 sayılı Tütün Mamullerini
zararlarının önlenmesine dair kanun çıkarılırken genç kuşakların sağlığı üzerinden ticari
kaygıları sınırlayan yaklaşımı alkışlamıştık.Ancak tüm uyarılarımıza rağmen, pazarın sigara
şirketlerine böylesine tamamen teslim
edilerek YABANCI TEKEL kuruluyor olması da ,bu gün hükümet edenlerin sağlık
konusunda samimiyet testinden
geçemediğini, sadece uluslararası bir sözleşmenin gereğini yerine getirdiğini
göstermektedir.
6-Tütün Tarımından Soğutulan Çiftçilerin Terk Ettiği Kıraç Topraklar
Erozyona Terk Edilecektir.
Bu güne kadar yapılan bütün çalışmalarda gerçek tütün tarlalarında üreticilerin yaşamlarını
devam ettirecek gelir sağlayabilecekleri alternatif bir ürün veya üretim dalı
bulunamamıştır. Tarım Bakanlığının Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sürdürdüğü
Alternatif Ürün Projesi %90 başarısız olmuştur.
7-TEKEL’den Yoksun Kalan Örgütsüz
Çiftçiler Sözleşmeli Sistem Modeli Altında Çokuluslu Firmaların Amelesi Olacaktır.
Hükümet edenlerin TEKEL Sigara Fabrikalarını
özelleştirmelerinden vazgeçmemeleri halinde tütün ve tütün mamulleri
piyasasının mutlak hakimi çokuluslu yabancı şirketler olacak, tütünden ekmeğini
kazanan milyonlarca örgütsüz ve savunmasız tütün üreticisi büyük kentlerde işsiz
ve yoksulların arasına katılacaktır.
Mali, ekonomik, sosyal, siyasi, istihdam ve sağlık boyutlarıyla; bütün bu olumsuzlukların
doğuracağı sonuçlar göz önüne alındığında TEKEL’e değer biçilemez.
Öyleyse ne duruyorsunuz? Akademisyenler, aydınlar,
siyasetçiler, sendikacılar, odalar, barolar, sivil toplum örgütleri, medya niye
susuyorsunuz?
TEKEL’le ilgili
mücadelemizi her meşru zeminde, hukuk yolu da dahil olmak üzere sürdüreceğimizi
ilan ediyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
YÖNETİM KURULU