Artık Türk gibi sigara içmeyeceğiz
http://w10.gazetevatan.com/root.vatan?exec=cikolata_yazar&yaid=105&yaz=Ay%C5%9Fe%20Ayd%C4%B1n
Vatan, 12.01.2008, Ayşe AYDIN
Sigara yasağı meclisten geçti. Restoran, bar, taksi gibi tüm kapalı alanlarda sigara içmek yasak. Sigaraya yılda verdiğimiz 100 bin kurbanın sayısı her geçen yıl azalacak, 25 yıl sonra sigara içenler ayıplanacak, 50 yıl sonra Türkiye’de kimse sigara içmeyecek
Ülkemizde sigara nedeniyle her yıl 50 bin kanser vakası yaşanıyor. Yılda 100 bin kişi bu nedenle ölüyor. Bu sayı yılda ancak 2 bin uçak kazasında verebileceğimiz kurban sayısına eşit. Sigara içen her iki kişiden biri bu nedenle hayatını kaybediyor ve toplam 22 yıl daha az yaşıyor. Sigara içen anne babaların çocuklarının sigaraya başlama oranı 7 kat daha fazla ve bu çocuklar yılda 30 -150 adet sigara tüketmiş kadar oluyor. Çocuklarımız maruz kaldıkları duman nedeniyle daha anne karnında alerjik hücreler üretiyor. Çoğu çocuk alerji ilaçları ve buhar makineleri ile yaşıyor.
Ne karamsar bir tablo değil mi?
Tüm bu kötü gidişata dur diyecek, müjdeli bir haber aldık geçen hafta.
Türkiye’de artık tüm kapalı ve kamusal alanlarda (işyeri, okul, hastane, restoran, kafe, bar, vapur, stat) sigara içilemeyecek.
İçilemeyecek de ne olacak?
Sözü Marmara Üniversitesi Hastanesi Çocuk Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Dağlı’ya bırakıyorum. “Yapılan son araştırmada 2025 yılında Avustralya’da sigara içme oranı sıfırlanıyor. Türkiye’de kararlı mücadele 95 yılından sonra başladı. Kısa zamanda, çok yol alındı. Ülkemizde 2025 yılında sıfırlanmasa da şu anda, Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde olan durum yaşanacak. Sigara içenler utanacak, gizli gizli içecekler. Sokakta çıplak dolaşmak gibi tuhaf karşılanan bir durum olacak bu. 50 yıl sonra, Türkiye’de hiç kimse sigara içmeyecek.”
Çocuklarımızı sigarasız, dumansız bir gelecek bekliyor. Emeği geçen herkese teşekkürler.
Doktorun önerdiği yöntemle bırakın
Hangi kuruluşların bakanlığın bu kararı almasında katkısı oldu?
Türkiye’de sivil toplum örgütleri çok kararlı çalıştı. Sigara üreticileri bize 3. dünya ülkesi muamelesi yaptı, küçümsedi. Yasanın çıkmaması için de çok çalıştılar. Ancak şaşırdılar. Bu kararı beklemiyorlardı. Başbakan “yasa çıkacak” demese, bu yasa çıkmazdı. Taraftarları değilim. Ama insan sağlığı ile ilgili verdikleri bu önemli kararı takdir etmek gerekir. Ayrıca kanunun kalitesi çok iyi.
Kalitesi çok iyi, derken...
Yani sigara üreticilerinin saldırabilecekleri bir boşluk yok. Stadyum, okul bahçesi gibi alanlarda uygulanması, reklamının hiçbir şekilde yapılamaması, dizilerde rol gereği dahil içilememesi sevindiricidir. Birçok ülkede yürürlüğe girenden daha sıkı bir kanundur.
Kararın uygulamaya başlaması bir buçuk sene gibi bir zaman alıyor. Neden?
Kamu kuruluşlarında 4 ay sonra uygulanacak. Diğer yerlerde kararın uygulanması 18 ay sürecek. Birçok ülkede bu geçiş süresi bir seneyi buluyor. Bu süre zarfında halk eğitiliyor ve temiz havayı solumanın keyfine varıyor. Biz tam tersine bu yavaş geçişi avantaj olarak görüyoruz.
Diğer ülkelerdeki başarı örneklerinden bahseder misiniz?
İrlanda bana göre en büyük başarı örneğidir. Onlar kadar içen bir millet yoktur. “Pub” demek içki, sigara demektir. Şu anda İrlanda’da hiçbir kapalı alanda sigara içilmiyor.
İkinci el duman nedir?
Sigara içicisinin dışarı üflediği dumanla, içmediği zaman çıkan dumanın karışımıdır. Ve filtre edilmeden çıktığı için, içe çekilen dumandan daha fazla zehirli madde içermektedir. Bu yasa ile birlikte sigara içmeyen insanlar sosyal çevrelerinde zehirlenmekten kurtulacak. Astım ve alerji hastaları tekrar restoranlara gidebilecek.
Çocuklu ailelere “balkonda bile içmeyin” uyarısı yapılıyor.
Kapı aralıksa içeri duman giriyor. İçen kişinin üstüne, eline sinen kokuya çocukların alışması iyi değil. Bu koku da astım ve alerji ataklarını tetikleyebiliyor. Ayrıca çocuğun anne babasını sigara içerken görmesini ve bu davranışı normal olarak algılamasını istemiyoruz. Sigara içen anne babaların çocuklarının 7 kat daha fazla sigara içtiği, araştırmalarla kanıtlanmıştır. Sigara içen ebeveynle yaşamak bir çocuk için yılda 30-150 arası sigara içmek anlamına gelir.
Şimdiki çocukların çoğu astım ilaçlarıyla, buhar makineleriyle yaşıyor. Bunda sigaranın payı var mı?
Tabii bunda yaşam koşulları, beslenme alışkanlıkları, çevresel faktörler gibi birçok etken var. Ama sigaranın payı büyük. Hamilelikte sigara içen veya sigara dumanını soluyan kişilerin çocuklarının akciğer hacmi ve solunum fonksiyonları düşük kalıyor. Daha doğmadan bebeğin alerjik hücre sayısı artıyor. İleride astıma, alerjiye yol açıyor. Ayrıca enfeksiyon riski % 20, kulak enfeksiyonu riski % 25 artıyor. Çocuğun yanında sigara içmek de aynı etkiyi yaratıyor.
“Türk gibi sigara içmek” deyimini literatüre sokan toplumumuz, bu yasağı yerine getirecek mi?
Getirecek. Türkler kurallara uyan bir toplum. “Sigara yasak olsa da içmesek” diyen birçok hastam var. Otobüs ve uçak yolculuklarında sigara içildiğinden haberdar olmayan bir nesil yetişti Türkiye’de. Şimdi o günleri nasıl yadırgıyorsak, 10 yıl sonra da restoranlarda içilmesini yadırgayacağız.
Sigarayı bırakmak isteyen ama zorlanan anne babalara tavsiyeniz nedir?
Çocuk sahibi olmak, sigarayı bırakmak için iyi bir bahane. Anne babalar bunu değerlendirsin. Mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına gitsinler ve onun önerdiği yönteme başvursunlar. Türkiye’de sigarayı bırakma klinikleri var. Bu da uyuşturucu gibi bir bağımlılık. Doğru tedavi yöntemi ile rahatlıkla bırakılabilir. Türkiye’de 28 milyon sigara içicisi var ve bunların % 83’ü sigarayı bırakmak istiyor. Böyle büyük bir pazar olunca birçok şarlatan sigarayı bırakma iddiasıyla ortaya çıkıyor.
E-sigara skandalına ne diyorsunuz?
Bu ürün Türkiye’ye böcek ilacı olarak girmiş. 6 ayda 100 bin adet satılmış ve 50 milyon dolarlık bir ciroya ulaşmış. Üstelik tek bir kişide bile sigarayı bıraktırdığı kanıtlanmamış. Skandal, diyorum ben de.
Dumansız bir dünyada neler değişti?
İrlanda’da bar çalışanlarında solunum sistemi yakınmaları yüzde 17 oranında azaldı.
u Kaliforniya bar çalışanları arasında 8 haftada solunum sistemi rahatsızlıkları yüzde 59, göz sulanması, burun akması, boğaz yanması gibi tahrişler yüzde 78 azaldı.
İskoçya’da astımlı bar çalışanlarının hastalıklarında düzelme saptandı.
İtalya Piedmont bölgesinde ve ABD Montana ve Helena bölgelerinde tüm kalp krizlerinde ortalama yüzde 20 düşme oldu.
Dünya Bankası sigara içme oranlarında yüzde 4 - 10 arasında azalma bildirdi.
Avustralya, Kanada, Almanya ve ABD’de iş yerlerinde sigaranın yasaklanmasının tüketimi yüzde 29 azalttığı saptandı.
Sigara içilmeyen işyeri, kişi başına günlük sigara sayısını 3 adet, sigara içme oranını yüzde 3.8 azaltıyor.
Sigara içilmeyen iş yerlerinin 9 kat daha verimli olduğu bulundu.
Sigara içilmeyen işyerlerinde çalışan gençlerin sigaraya başlama oranları yüzde 68 azalıyor.
Sigarasız iç ortamlar konusunda çok ciddi yasaları olan ülkelerde gençlerin sigara içme oranı yüzde 2 iken yasaları olmayan ülkelerde bu oran yüzde 46.
Bu yasalar işyeri güvenliği konusundaki harcamalarda yüzde 3 ekonomi sağlıyor.
Kişi başına gelirde İskoçya’da yüzde 0.7, İrlanda’da yüzde 1.7 artış sağlıyor. Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü, 2007 raporu