Sayın Doğan Hızlan,

27.3.2008 tarihinde Hürriyet Gazetesinde yayınlanan yazınızı derin bir elemle okudum.
Yazınızı bilge, kültürlü ve beyefendi kimliğinizle hiç bağdaştıramadığım ve Tütün Kontrolu Çerçeve Sözleşmesi ile Türk Türtün Kontrolu kanunlarının özel ilgi alanınız olmadığını tahmin ettiğim için , size taraflı bilgi aktarıldığını düşündüm.

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi adına ve 3 yıl Tütün Kontrolu Çerçeve Sözleşmesi Hükümetler arası müzakerelerine Cenevre?de katılmış bir uzman olarak, zat-i alinizi, daha fazla zedelenmeye uğramamanız için aydınlatmayı görev biliyorum.

Sayın Hızlan,

Sigara diğer bütün ürünlerden farklı olarak üreticinin önerdiği gibi tüketildiğinde müşterisinin yarısını öldüren bir üründür. Bu bilimsel gerçek 60 yıldır bilim Dünyası tarafından insanlığa aktarılmağa çalışılmaktadır. Sigara üreten endüstri, bağımlılık yapan bu ürünle ilgili bilgiye bilim dünyasından daha önce sahip olmuş ve bu bilgiyi gizlemiştir.

Sigara Türkiye?de bir yılda 100.00 kişinin ölümüne neden olmaktadır. Bu ölüm sayısı 25 yılda teröre verdiğimiz kurbanın üç katıdır.

Ülkemizde sigara nedeniyle 3 milyon kişi Kronik Obstriktif Akciğer Hastalığına yakalanarak solunum sıkıntısı içinde sakat olarak yaşamaktadır. Her yıl 50 bine yakın vatandaşımız ölümcül akciğer kanserine yakalanmaktadır.

Ülkemiz insanı maalesef sigara almak ve bu nedenle olan hastalıkları tedavi edebilmek için yılda 50 milyar dolar para harcamaktadır.

Bütün bu yukarıdaki nedenlerden dolayı, sigaranın ihtişama bürünmesi, reklam edilmesi, hayır işleri ile ilişkilendirilmesi, kabul edilemez ve yasal değildir. Aynı durum daha az yaygın ve daha az öldürücü olan fuhuş sektörü ve silah sektörü için de geçerlidir.

Sigara firmalarının Amerikan mahkemelerinde bulunan iç yazışmalarından, sponsorlukları devletin çeşitli kademelerinde pazarlık aracı olarak kullandıkları saptanmıştır. Yine bu iç yazışmalardan sponsorluğu , sorumlu endüstri görüntüsü sağlamak için, öldürücü olmayan ürün satan diğer endüstrilerden farkları olmadığı imajını satın almak için yaptıkları öğrenilmiştir.

100 000 kişinin ölümünü satan bir endüstri konser düzenlerse o müzik ruhunuzu okşar mı?
Kan parasıyla, insani yardım, sanat, edebiyat yapılır mı?

Sayın Hızlan,

Sponsorluk reklamdır. İsmini değiştirmek Pazar mantığını değiştirmez. Hissedarlarına harcadıkları her kuruşun hesabını vermekle yükümlü olan çokuluslu sigara firmaları, asla kendilerine kar sağlamayacak bir girişim içinde bulunamazlar. Yazınızda belirttiğiniz ve kaybından üzüntü duyduğunuz 500 bin Amerikan Doları mutlaka karşılığında yeni dolarlar kazanmak üzere harcanır. Ülkemizdeki sigara pazarının 20 milyar dolar olduğunu hatırlatmak isterim.

Sigara Sağlık Ulusal Komitesini oluşturan 30 Sivil Toplum Örgütü ve Devlet kuruluşu adına,19 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girecek olan 5227 sayılı yasanın destekçisi ve koruyucusu olduğumuzu ; Hekimler ve bilim adamları olarak, saldırgan pazarlama taktikleri ile satılan öldürücü bu ürün nedeniyle, gereksiz yere acı ve ızdırap çeken ve kaybedilen hastalarımız ve yakınları adına, ölümcül bu maddenin pazarlanması için öne sürülen sinsi senaryolara izin vermeyeceğimizi, dikkatlerinize sunar ; Değerli isminizin lekelenmemesi için kullandığınız bilgilerin doğruluğuna ve kaynaklarına özen göstermenizi rica ederiz.

Saygılarımla,

Prof Dr Elif Dağlı
Sigara ve Sağlık Ulusla Komitesi Dönem Başkanı

Sigara yasağına evet sponsorluk yasağına hayır

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8552893.asp?yazarid=4&gid=61&sz=58515

Hürriyet, 27.03.2008, Doğan HIZLAN, Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir