Danıştay 13.Dairesi

Başkanlığına

15.05.2008

Yürütmenin Durdurulması İstemi İçerir

TEKEL Sigara AŞ.deki Varlıkların Özelleştirilmesi

İşlemine Onay Veren ÖYK Kararının

İptali Davası

 

 

Davacılar                                  : 1. Tek Gıda İş Sendikası

                                                 2. Tütün Eksperleri Derneği

Vekilleri                                               : Avukat Gökhan Candoğan

                                                 Bestekar Sokak No:61/B-3, Kavaklıdere, Ankara

Davalı                                      : T.C. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı

                                               Ziya Gökalp Caddesi No:80, Kurtuluş, Ankara

D.Konusu                                   :  TEKEL’in bağlı ortaklığı Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ.ye ait varlıkların “satış” ve “mülkiyetin gayri ayni hak (intifa) tesisi” yöntemi ile özelleştirilmesi işlemine onay veren 22.04.2008 tarih ve 2008/23 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının iptali ve dava sonuna kadar yürütmenin durdurulması istemini içerir dava dilekçesidir

Resmi Gazete İlan Tarihi             : 24.04.2008 tarih ve 26856 sayılı Resmi Gazete

A. Açıklamalar

1. Vekili bulunduğum Tek Gıda İş Sendikası, tütün ve gıda sektöründe çalışan işçilerin üyesi bulunduğu, Türk-İş’e bağlı bir işçi sendikasıdır. Sendika, özelleştirme kapsam/programına alınan ve dava konusu ihale ile satış yöntemiyle özelleştirilmesi kararlaştırılan TEKEL’e bağlı Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ.de toplu iş sözleşmesi imzalama hak ve yetkisine sahiptir. (Detaylı bilgi için www.tekgida.org.tr )

2. Diğer davacı Tütün Eksperleri Derneği ise, 24 Ocak 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Tütün Eksperlerinin Görev, Yetki ve Mesleki Sorumlulukları ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” de “Tütün eksperi: Tütün eksperliği yüksek okullarından veya muadili yerli ve yabancı okullardan lisans düzeyinde yüksek öğrenim diploması alarak mezun olmuş, tütün alım ve satım muayenelerini yaparak tütünlerin vasıf, değer ve nevilerini belirleyen, tütün işlemesi, bakımı ve fabrikasyonu konularında uzman olan, tütün eksperi veya tütün teknolojisi mühendisi unvanına sahip teknik elemanları” olarak tanımlanan mesleki personelin üye olduğu, tütün eksperlerinin ortak mesleki, kültürel, sosyal ve iktisadi hak ve menfaatlerini korumak mesleki gelişmeyi ve aralarındaki yardımlaşmayı sağlamak ve Tütün Eksperleri mesleğini memlekete azami derecede faydalı kılmak ve Türk Tütüncülüğünün gelişmesine ve rağbetinin artmasına çalışmak amacı ile kurulmuş bir dernektir. (detaylı bilgi icin www.tutuneksper.org.tr)

3. Sendika ve meslek örgütlerinin, örgütlü bulundukları/üyelerinin çalıştığı kamu şirketlerinin ve işçilerin hak ve menfaatleri doğrultusunda, hukuka aykırı buldukları işlemlere karşı dava açma hakkı bulunduğu yargı içtihatları ile ortaya konulmuştur.

4. Bunun yanında, bugüne kadar özelleştirilen kamu şirketlerinin çoğunda özelleştirmenin tamamlanmasının hemen sonrasında sendikalı işçiler işten çıkartılmış, işyerinde sendikal örgütlenme hakkı kullanılamaz hale getirilmiş, sendikanın toplu iş sözleşmesi imzalama hak ve yetkisi ortadan kalkmıştır. Bu nedenle, sendikaların hak ve menfaatlerini yakından/doğrudan ilgilendiren özelleştirme işlemlerine karşı hukuki girişimde bulunmak, sendikaların hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucudur.

B. Dava Konusu İşlem

5. 05.02.2001 tarih ve 2001/6 sayılı ÖYK kararı ile özelleştirme kapsamına alınan ve 05.02.2002 tarih ve 2002/6 sayılı ÖYK kararı ile özelleştirme stratejisi belirlenen Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri AŞ. (TEKEL) nin bağlı ortaklığı Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ. ile ilgili davalı idare tarafından 26.10.2007 tarihinden itibaren yapılmaya başlanan ilanlar ile ihale süreci başlatılmıştır. Bu ilan/duyuru sonrasında, son teklif verme tarihi 25.01.2008 olarak belirlenen ihale sürecine

1-      LİMAK İnşaat Sanayii ve Ticaret A.Ş. - PI TURKEY LLC OGG  (Morgan Stanley Private Investment Fund)

2-      STRAND INVESTMENT S.AR.L

3-      BRITISH AMERICAN TOBACCO Tütün Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

4-      CVCI-DOĞAN-TÜTSAB OGG

olmak üzere toplam dört teklif alındığı 18.02.2008 tarihinde kamuoyuna duyurulmuştur.

6. Tekliflerin alınması sonrasında, 22.02.2008 tarihinde yapılan duyuru ile, özelleştirme ihalesi nihai pazarlık görüşmesinin 22.02.2008 Cuma günü saat 15:00’de Ankara Hilton otelinde yapılacağı duyurulmuştur.

7. Anılan tarihte yapılan ve dört yatırımcının katıldığı ihale sonucunda, TEKEL’in bağlı ortaklığı Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ.nin sigara üretim işi ile ilgili varlıklarının satış ve mülkiyetin gayri ayni hak (intifa) tesisi yöntemi ile bir bütün halinde özelleştirilmesi ihalesine en yüksek teklifi 1.720.000.000. ABD Doları (bir milyar yedi yüz yirmi milyon ABD Doları) bedel ile “British American Tobacco Tütün Mamülleri Sanayi ve Ticaret AŞ.” nin verdiği açıklanarak, ihale sonuçlandırılmıştır.

8. İhale Komisyonu, 29.02.2008 tarihli haberlere göre, kararını kesinleştirerek ihale sonucunu onay için Rekabet Kurumu Başkanlığına iletmiştir. Akabinde, Rekabet Kurumu web sayfasında 27.03.2008 tarih ve 08-26/284-91 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile ihaleye onay verilmiştir.

9. Rekabet Kurulu onayı sonrasında, 24.04.2008 tarih ve 26856 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 22.04.2008 tarih ve 2008/23 sayılı ÖYK kararı ile,

... Özelleştirme programında bulunan Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.’ne (TEKEL) ve TEKEL’in bağlı ortaklığı Sigara Sanayii İşletmeleri ve Ticareti A.Ş.’ne (ŞİRKET) ait ayrıntıları ihale şartnamesinde belirtilen sigara üretim işi ile ilgili varlıkların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde "satış" ve "mülkiyetin gayri ayni hak (intifa) tesisi" yöntemi ile bir bütün halinde özelleştirilmesi amacıyla İdare tarafından, 22.02.2008 tarihinde nihai pazarlık görüşmeleri yapılan ihalenin sonuçları dikkate alınarak;

             1. British American Tobacco Tütün Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne 1.720.000.000.- (Birmilyaryediyüzyirmimilyon) ABD Doları peşin bedelle;

             a) İhale Şartnamesi eki listede tapu kayıt bilgileri belirtilen Adana, Ballıca, Bitlis, Malatya ve Tokat sigara fabrikaları ile bu fabrikaların kullanımında bulunan taşınmazların satılmasına,

             b) İstanbul, Adana, Ballıca, Bitlis, Malatya ve Tokat sigara fabrikalarının envanter kayıtlarında yer alan makine ve teçhizat, yedek parça, hammadde, yarı mamul ve mamul stokları ile sarf malzemesi nitelikli varlıklar, işletme malzemeleri ve üretim faaliyetinde kullanılan tüketim malzemeleri, taşıtlar, demirbaşlar, diğer varlıklar ile yatırım programı çerçevesinde alımı yapılmış olan makine ve teçhizat ve sigara fabrikalarının üretim işi ile ilgili Sözleşme imza tarihi itibariyle tüm siparişler ve bunlara ait sözleşmelerin satış ve devrine,

             c) Adana, Ballıca, Bitlis ve Tokat sigara fabrikalarının sahası içinde bulunan lojmanların satılmasına,

             d) İhale Şartnamesi eki listelerde belirtilen mevcut sigara markaları ve yeni marka başvurularının devrine,

             e) ŞİRKET’in sahip olduğu sigara reçeteleri gibi ticari sır niteliğindeki bilgiler ve bunlarla ilgili hak ve yükümlülüklerin devrine,

             f) ŞİRKET’e ait mevcut tüm lisanslar, izinler ve ruhsatlar ile bunlara ilişkin derdest başvuruların devrine,

             g) Ayrıntılı listeleri İhale Şartnamesi ekinde yer alan "İdare Yaprak Tütün Stoku’nun" 25.000 (Yirmibeşbin) tonluk kısmının satılmasına,

             h) ŞİRKET’in yatırım programı çerçevesinde alımını yaptığı ancak ihale açıldığında henüz envanter kayıtlarına intikal ettirilmemiş olan şartname eki listede mevcut makine ve ekipmanların satışına,

             i) Satış Sözleşmesi imza tarihi itibarıyla ŞİRKET’e ait olup Sigara Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. başmüdürlüklerinin depolarında ve başmüdürlüklere bağlı perakende satış mağazalarında mevcut sigara stoklarının satılmasına,

             j) İhale Şartnamesi eki listede tapu kayıt bilgileri belirtilen TEKEL’e ait İstanbul Sigara Fabrikası ve bu fabrikanın kullanımında bulunan taşınmazlar ile ŞİRKET Genel Müdürlük binası için 3 (Üç) yıl süre ile (mülkiyetin gayri ayni hak) intifa hakkı tesisine,

             2. İhale üzerinde kalan British American Tobacco Tütün Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin İdare tarafından verilecek süre içerisinde satış sözleşmesini imzalamaktan imtina etmesi ve/veya ihale şartnamesinin öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, geçici teminatının irat kaydedilerek yukarıda belirtilen ihale konusu varlıkların ihale sonucunda ikinci durumda bulunan Strand Investment S.ar.l’ye nihai teklifi olan 1.700.000.000.- (Birmilyaryediyüzmilyon) ABD Doları peşin bedelle ihale şartnamesi çerçevesinde satış ve devrine, Strand Investment S.ar.l’nin İdare tarafından verilecek süre içerisinde satış sözleşmesini imzalamaktan imtina etmesi ve/veya ihale şartnamesinin öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, geçici teminatının irat kaydedilerek ihalenin iptal edilmesine,

             3. Satış sözleşmesi imzalanması, mülkiyetin gayri ayni hakların (intifa) tesis edilmesi, konu ile ilgili diğer hususların belirlenmesi, satış ile ilgili sair işlemlerin yerine getirilmesi hususlarında İdare’nin yetkili kılınmasına

satış/ihale işlemine onay verilmiştir. İşbu davamız ile 22.04.2008 tarih ve 2008/23 sayılı ÖYK kararının iptali isteminde bulunulmaktadır.

C. İhale Süreci ile İlgili Olarak Açılan Davalar

10. Davaya konu özelleştirme işlemlerine ilişkin olarak, davacılar tarafından,

·         İhaleyi sonuçlandıran 22.02.2008 tarihli ihale komisyonu kararının iptali istemiyle Danıştay 13.Dairesinin 2008/2435 E. sayılı dosyasında,

·         İhaleye onay veren Rekabet Kurulu kararınını iptali istemiyle Danıştay 13.Dairesinin 2008/3569 E. sayılı dosyasında,

iptal davaları açılmıştır. İhale Komisyonu kararı ile ilgili olarak açılan davamızda, 13.Daire’nin 01.04.2008 tarihli ara kararı ile, yürütmenin durdurulması isteminin davalı idare savunması alındıktan sonra incelenmesine karar verilmiştir.    

D. TEKEL ile İlgili Genel Bilgi

11. 05.02.2001 tarih ve 2001/6 sayılı ÖYK kararı ile özelleştirme kapsamına alınan ve 05.02.2002 tarih ve 2002/6 sayılı ÖYK kararı ile özelleştirme stratejisi belirlenen Tütün, Tütün Mamülleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri AŞ. (TEKEL) hakkındaki 02.06.2003 tarihli davalı idare kararı ile; TEKEL Sigara Sanayi Müessesesi’nin tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ.ne, Alkollü İçkiler Sanayi Müessesesinin tüm hak ve yükümlülükleri ile Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret Aş.ne ve Pazarlama ve Dağıtım Müessesesinin de ikiye ayrılarak tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte Sigara Pazarlama ve Dağıtım Aş. ile Alkollü İçkiler Pazarlama ve Dağıtım AŞ.ye dönüştürülmesi öngörülmüştür.

12. Bu yeniden yapılandırma doğrultusunda oluşturulan Alkollü İçkiler Pazarlama ve Dağıtım Şirketinin %100 sermayesi, 2004 yılında tamamlanan özelleştirme işlemi ile Mey İçki Sanayi AŞ.ye devredilmiştir.

13. T.C.Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun 11.12.2007 tarihli toplantısında kabul edilen TEKEL Genel Müdürlüğü 2006 yılı Raporu’na göre; 1999 yılında Tekel sigarası satışlarının yurt içindeki Pazar payı %69.8 iken, özellikle sert paket sigara markalarına yönelen yoğun talebin karşılanamayışı ve ÖTV sisteminde yapılan değişikliklerin TEKEL ürünleri açısından haksız rekabet oluşturması gibi nedenlerle, Pazar payı 2002 yılından itibaren ciddi bir düşüşe geçerek 2005 yılı sonunda %38.6’ya, 2007 yılında ise %30 seviyelerine inmiştir.

14. TEKEL Sigara, yurt içi Pazar payının büyük bir kısmını Philsa, JTI, BAT, European Imperial ve Gallaher’den oluşan yabancı sermaye ağırlıklı firmalara kaptırmış olmakla beraber, 2007 yılında 145.658 üreticiden 34.155.000 kg (2006 yılı ürünü) tütünü 147.824.292 YTL bedel karşılığında satın almıştır. Mevcut tütün üreticilerinin %67’sinin tütün alımın yapan TEKEL, 20 milyar YTL’lik sigara pazarının yaklaşık olarak 6 milyar YTL’lik kısmını elde etmekte, gelirinin önemli bir kısmını Hazineye aktarırken, tütün üreticilerine de doğrudan ödeme yaparak tütün tarımının devamlılığına katkıda bulunmaktadır.

15. Yapılan yatırımlar sonucunda üretim ve Pazar payını koruma/arttırma noktasına gelen TEKEL Sigara 2006 yılı bilançosuna göre 164 milyon YTL faaliyet karı elde etmiştir. 

E. Hukuka Aykırılıklar

i. Tütün-Kamu Sağlığı İlişkisi ve Ciddi Boyutlarda Kamu Zararına Yolaçması Beklenen Özelleştirme İşlemi

16. Dünya Bankası tarafından hazırlanan 1999 tarihli “Curbing the Epidemic:Governments and the Economics of Tobacco Control” isimli Rapor, Ekim 2000’de “Salgını Durdurmak, Yönetimler ve Tütün Kontrolünün Ekonomisi” başlığı ile türkçe yayımlanmıştır. Raporun “özet” başlıklı bölümünde,

.. sigara günümüzde tüm dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedenidir. Bu oran 2030 yılına kadar, hatta belki biraz daha öncesinde, yılda 10 milyon ölüme ya da altıda bire ulaşacaktır... Bu kronik hastalık ve erken ölüm epidemisinin yakın zamana kadar daha çok zengin ülkeleri etkilemiş olmasına karşın, GÜNÜMÜZDE HIZLA GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE KAYMAKTADIR. 2020 Yılına kadar sigara nedeniyle ölen her 10 kişiden yedisi DÜŞÜK VE ORTA GELİR DÜZEYİNE SAHİP ULUSLARA AİT BİREYLER OLACAKTIR. ..

denilerek sigara tüketimini yol açtığı tehlike ve bu tehlikenin giderek orta gelir düzeyine sahip ülkelere yöneldiği ortaya konulmuştur.

17. Günümüz dünyasının en temel/öncelikli sağlık sorunlarından birisi haline gelen sigara tüketiminin ülkemiz açısında önemi yargı organları tarafından da kabul edilmektedir. 07.11.1996 tarih ve 4207 sayılı Tütün Mamüllerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun ile getirilen bazı tedbirlerin Anayasaya aykırılığına yönelik bir başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 1998/24 E. 1999/9 K. sayılı 13.04.1999 tarihli kararında,

…Anayasa’nın “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48. maddesinde, “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüs kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır” denilmektedir.

İtiraz konusu kuralla tütün ve tütün mamüllerinin isim, marka veya alametler kullanılarak her ne suretle olursa olsun, reklam ve tanıtımının yasaklanmasının Anayasa’nın 48. maddesinde öngörülen özel teşebbüslerin çalışma özgürlüğünün sınırlandırılması sonucunu doğurduğu açıktır. Ancak, yasanın gerekçesinden sigaranın insan sağlığı, çevre ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri gözetilerek bu sınırlamanın yapıldığı anlaşılmaktadır.

Tütün ve tütün mamüllerinin reklamı, bunların kullanılmasını teşvik ve özendirerek toplum sağlığını olumsuz yönde etkilediğinden itiraz konusu kuralla getirilen sınırlamaların benzerine çağdaş ülkelerde de rastlanmaktadır. Anayasa’nın 48. maddesinde özel teşebbüslerin sosyal amaçlara uygun olarak çalışmasını sağlayacak önlemeleri almak devlete görev olarak verilmiş, 13. maddesinde de, temel hak ve özgürlüklerin, genel sağlığın korunması amacıyla da sınırlandırılabileceği öngörülmüştür.

Bu nedenle, yapılan sınırlama demokratik toplum düzeninin gereklerine ters düşmediği gibi öngörüldüğü amaç dışında da kullanılmadığından Anayasa’nın 2., 13. ve 48. maddelerine aykırı değildir. ..     

sonucuna vararak, Anayasanın insan/kamu sağlığının korunmasına dair hükümlerini üstün tutarak, tütün/sigara tüketimine/reklamlarına yasaklamalar getiren yasa hükmünü Anayasaya ve demokratik toplum esaslarına uygun bulmuştur.

18. Bu yaklaşım gereği, tütün/sigaraya dair işlemlerin “serbest ticaret/ticaret özgürlüğü” kapsamında değil üstün kamu yararını oluşturan kamu/insan sağlığı temelinde değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği düşünülmektedir.

19. Bu nedenle, dava konusu özelleştirme işleminin tütün/sigara tüketimine ve dolayısıyla kamu sağlığına yönelik yasal düzenlemelere olası etkilerinin gözönüne alınması gerekmektedir.

20. Dünya Bankası uzmanı Ayda A.Yürekli tarafından hazırlanan ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Aralık 2001 Kobe/Japonya toplantısında sunulan “Özelleştirilmiş Sigara/Tütün Şirketleri ve Kamu Sağlığı” başlıklı Türkiye ve Ukrayna temelli çalışmasında (Orjinal adı, Privatized Cigarette Enterprises and Public Health: Evidence from Turkey and Ukraine)), özelleştirmenin kamu sağlığını tehlikeye atan bir sonuca yol açıp açmayacağı tartışılmıştır;

·         Tütün/sigara özelleştirmesinin olası sonuçlarının; sigara tüketiminde ve kullanıcı sayısında artış olacağı ve bunun da sadece kullanıcılar üzerinde değil, içmeyenler, aile, toplum ve ekonomi üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, ölümlerin ve hastalıklarla başa çıkma amacıyla yapılacak kamu sağlık harcamalarının üzerinde artış yapacağının,

·         Sigara/tütün sektöründe kamu şirketi-özel şirket ayrımının belirleyici faktörlerden birisi olduğu, özel şirketlerin daha agresiv satış politikalarıyla tüketimi arttırma gayretinde olduklarının,

·         Özellikle Türkiye’de, özel şirketlere üretim izni verilmesinden sonraki süreçte toplam sigara üretiminin (%50 oranında) ve tüketiminin (özellikle genç nüfusta) arttığının,

·         Tütünün zararlarının önlenmesine dair yasal düzenlemelere rağmen uygulamadaki eksiklik/boşluklar ve irade zayıflığına dayalı olarak, özel üreticilerin bu tedbirleri aşmakta ve Pazar paylarını arttırmakta zorlanmadıklarının,

kabul edildiği çalışmada, sonuç olarak, özelleştirmenin;

·         kamu sağlığı ve ekonomiye olumsuz etkilerinin olabileceği,

·         özel şirketlerin kamu sağlığına yönelik kararlara müdahale edebilecekleri ve agresiv pazarlama yöntemi ile sigara tüketiminin artmasına ve sigaraya başlama yaşının giderek düşmesine neden olabilecekleri,

öngörüsünde bulunulmuştur. Sigara/tütün kartellerinin özellikle düşük-orta gelir grubundaki ülkelerde izledikleri politikalarla sigara tüketiminin artmasına, kamu sağlığına yönelik politikaların gevşetilmesi/etkisiz bırakılmasında yol açtıkları pek çok rapor ile ortaya konulmuştur. Örneğin, “BMJ-Helping doctors making better decisions” isimli web sayfasında (www.bmj.com) davaya konu ÖYK kararı ile birinci alıcı olarak belirlenen BAT (British American Tobacco) firmasının Özbekistan politikalarını değerlendiren “British American Tobacco’s erosion of Health Legislation in Uzbekistan” makalesinde, BAT firmasının hukuka aykırı yollarla sigara tüketimini arttırmak/yaygınlaştırmak için yaptığı çalışmaların olumsuz sonuçları ortaya konulmaktadır.

21. Bu durumun ülkemiz açısında geçerliliği, sigara üreticisi/satıcısı özel firmaların özellikle reklam/promosyon yasaklarını sürekli ihlali ile de sabittir. Sanayi Bakanlığı Reklam Kurulu sürekli olarak bu firmaların ihlali nedeniyle kararlar almaktadır;

Reklam Kurulu 11.03.2008/150.toplantı

2) 2008/44- JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş.'ne ait “Winston” markalı tütün mamulünün 13-15 Mayıs 2007 tarihleri arasında Uludağ Üniversitesi kampüs alanında stand açılarak satışının ve tanıtımının yapılmasının 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'a aykırı olduğuna, 

Bu durumun, 4077 sayılı Kanun'un 4822 sayılı Kanun'la değişik 16 ncı maddesi hükmüne aykırı olduğuna, reklam veren JTI Tütün Ürünleri Pazarlama A.Ş. hakkında yerel düzeyde (5.919 YTL) idari para ve anılan reklamları durdurma cezaları verilmesine, 

Diğer taraftan, adı geçen firmaya ait “Monte Carlo”, “More”, “Anadolu” ve “Winston” isimli tütün mamullerinin satışının yapıldığı satış noktalarında yer alan fiyat tanıtım kartları ve tanıtım broşürleri nedeniyle, Reklam Kurulu'nun 11.04.2007 tarih ve 139 sayılı toplantısında, firmaya idari para cezası verilmiş olup, söz konusu fiilin bir yıl içerisinde tekrar edilmiş olması nedeniyle, 4077 sayılı Kanun'un değişik 25 inci maddesinin son fıkrasında yer alan “…para cezaları, fiilin bir yıl içerisinde tekrarı halinde iki misli uygulanır.” hükmü uyarınca idari para cezasının iki kat (5.919 x 2 = 11.838 YTL) uygulanmasına karar verilmiştir. 

3) 2008/47- Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş.'ne ait “Marlboro Intense” ve “LM” markalı tütün mamullerinin 03.09.2007 tarihinde İzmir Enternasyonel Fuar Alanı içinde stand açılarak tanıtım ve reklamının yapılmasının 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'a aykırı olduğuna, 

Bu durumun, 4077 sayılı Kanun'un 4822 sayılı Kanun'la değişik 16 ncı maddesi hükmüne aykırı olduğuna, reklam veren Philip Morris Sabancı Pazarlama ve Satış A.Ş. hakkında yerel düzeyde (5.919 YTL) idari para ve anılan reklamları durdurma cezaları verilmesine karar verilmiştir. 

 

Reklam Kurulu 12.02.2008/149.toplantı

 

III – TÜTÜN VE ALKOL  

1) 2007/399 – Yunus Market İşletmeleri Ticaret Ltd. Şti.'nin Çukurambar şubesinde “Muratti” markalı sigaraların satış standı dışında kasa üzerinde, “Kent” markalı sigaraların ise stand dışında satışa sunulmasının ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı;

Dolayısıyla söz konusu reklamların 4077 sayılı Kanun'un 4822 sayılı Kanun'la değişik 16 ncı maddesi hükmüne aykırı olduğuna, Yunus Market İşletmeleri Ticaret Ltd. Şti. hakkında anılan reklamları 5.919.-YTL idari para ve anılan reklamları durdurma cezası verilmesine karar verilmiştir.  

22. Dolayısıyla kamu sağlığı ve ekonomiyi doğrudan etkileyen dava konusu özelleştirme işleminde kamu yararı bulunmadığı gibi, öncelikleri farklı bir alanda özelleştirme yapılırken hiçbir önleyici tedbir/şart içermeyen bir işlem tesisi de yerinde olmamıştır.

ii. Tütüncülüğün Uluslararası Sigara Kartellerine Bırakılmasına Yol Açan Karar

23. T.C.Anayasasının 167.maddesinde,

II. PİYASALARIN DENETİMİ VE DIŞ TİCARETİN DÜZENLENMESİ

MADDE 167 - Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

24. Tüzel kişilik sahibi firmaların, rekabete son vermek veya rekabeti sınırlı tutmak amacıyla aralarında yaptıkları bir anlaşma olarak tanmlanan “kartel”in etkinliği anlaşmaya giren firmalar grubunun piyasaya yön verebilecek güce sahip olmasına bağlıdır. Fiyatların yükselmesi, üretimin daralması ve tekelleşmeye neden olması gibi olumsuz etkileri nedeniyle yasaklanan kartel anlaşmaları, firmaların fiyat politikaları, satış şartları, üretim miktarları, sürüm alanları, yatırım programları, reklam harcamaları, kâr marjları, araştırma bütçeleri, komisyoncu ve pazarlamacılara ödedikleri yüzdeler gibi değişik alanlarda söz konusu olabilmektedir.

25. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un amacı 1.maddede,

MADDE 1 - Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.

olarak ifade edilmiştir. Bu amaç çerçevesinde, kartelleşme ile mücadeleyi kendisine hedef olarak belirleyen Rekabet Kurumu web sayfasında (www.rekabet.gov.tr) yer alan “kartellerle mücadele” başlığı altında şu açıklamalara yer verilmektedir;

 ... Ancak bu rekabet ortamı, karlarını artırma amacı güden teşebbüsler için oldukça zahmetli bir süreçtir. Bu nedenle teşebbüsler gizli ya da açık anlaşmalarla aralarındaki rekabetten vazgeçerek, karlarını birlikte artırma yoluna gidebilirler. Bunun en sık rastlanan örneği, teşebbüsler arasında fiyat ve miktar tespitini ve pazar paylaşımını öngören anlaşmalarla oluşturulan kartellerdir. Anlaşma sonucunda üretim miktarının kısılmasından ya da fiyatların yüksek seviyelerde belirlenmesinden tüketiciler zarar görür. Fiyatları aralarındaki anlaşmalarla garanti altına alan teşebbüsler, ayrıca ürünlerin kalitesini ve çeşidini ya da dağıtım kolaylıklarını geliştirmek için yarışmaktan vazgeçerek tüketiciye zarar verebilirler.

Fiyat anlaşmaları her zaman ilk aşamada fiyatların yüksek belirlenmesi şeklinde gözükmeyebilir. Teşebbüsler aralarındaki gizli anlaşmalara uymayan rakiplerini cezalandırmak ya da piyasaya yeni bir girişi engellemek amacıyla kısa vadede fiyatları anlaşarak düşürebilirler.

Ancak anlaşma dışında kalan rakipler düşük fiyatlara dayanamayıp piyasa dışına itildiklerinde orta ve uzun vadede hem çok daha yüksek fiyatlar belirlemek için uygun ortam sağlanmış olur, hem de piyasadan bir şirketin eksilmesinin neden olacağı diğer bir dizi olumsuzluk ortaya çıkabilir. ..

26. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun  TEKEL’e dair 2006 yılı Raporuna göre, sigara üreticisi firmaların hasılata dayalı Pazar payları 2005-2006 yıllarında şu şekildedir;

Firma                                       2005                                        2006

Tekel                                       % 31.3                                       % 31.5

Philsa                                       % 51.1                                       % 47.9

JTI                                           % 9.2                                        % 10.9

BAT                                         % 5.9                                        % 5.7                

27. 2007 yılı itibariyle TEKEL’in Pazar payı %30 civarına düşmüştür. Bu noktada, dava konusu karara dayalı olarak devir yapılması halinde piyasa şu şekilde oluşacaktır;

Philsa                                       % 47.9                                      

BAT                                         % 36                                        

JTI                                           % 10.9                                      

28. Dava konusu özelleştirme işlemine karşı çıkan 414 bilim insanının Mart 2008 tarihli açıklamasında da ortaya konulduğu gibi, bu satış işlemi ile aynı zamanda uluslararası sigara kartelleri olarak da bilinen üç firmanın piyasa hakimiyeti %90’ları geçecek ve böylelikle özelleştirme ile olipogol bir piyasa oluşumu desteklenmiş olacaktır.

29. Bu şirketler ile tütün alımı konusunda yine uluslararası tekel konumunda olna bir iki firmanın ortaklaşa girişimleri ile yakın zamanda tütün tarımının ve tütüncülüğün bir kaç firmanın kontrolü altına girmesi kaçınılmaz bir sonuç olacaktır. Gelişmekte olan ülkelerde tütüncülük alanında yaşanan gelişmelerin doğal bir sonucu olan bu durumu birebir yaşamış ülke örnekleri mevcuttur.

30. Davalı idarenin hiçbir değerlendirme yapmaksızın dava konusu kararı aldığı düşünülmektedir. Kartel oluşturan firmaların ortak çıkarının, gelişmiş ülkelerde ciddi bir şekilde düşüşe geçen sigara/tütün kullanımını bizimki gibi denetimsiz ülkelere kaydırmak ve tüketimi arttırmak olduğu, ülke tütün piyasasının tamamıyla bu şirketlere bırakmanın sadece rekabet hukuk anlamında değil kamu sağlığı açısından da çöküntüye yolaçacak bir duruma yolaçacağı aşikardır.

31. Sonuç olarak; varlık sebebi tekelleşme ve kartelleşme ile mücadele etmek olan davalı idarenin dava konusu karar ile sigara sektöründe kartelleşmenin önünü açtığı açık olduğundan, dava konusu işlemin iptali gerekmektedir.

iii. Rekabet Mevzuatına Aykırı Olarak Tasarlanan İhale

32. TEKEL Sigara’nın özelleştirilmesine yönelik olarak Rekabet Kurumu tarafından hazırlanan 08.09.2004 tarihli önbildirim görüşünde,

.. Bilindiği gibi dünya sigara pazarı sayılı aktörün faaliyet gösterdiği bir piyasa konumundadır. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu pazara önemli derecede giriş engelleri bulunmaktadır. .. Bu engeller, Türk sigara pazarına girecek potansiyel üreticilerin piyasaya gerçek anlamda nüfuz etmelerini engelleyen, bir başka deyişle pazarda güçlü rekabetçi baskı yaratmasını önleyen unsurlardır. ..

dedikten sonra, bir dizi tesbite dayalı olarak şu sonuca varmıştır;

1-      TEKEL’in sigara markalarının bölünerek satılması halinde, bir bütün olarak yapılacak satışa göre daha rekabetçi bir yapı elde edilebileceği,

2-      Bir bütün olarak satış yönteminin tercih edilmesi durumunda, devralacak teşebbüsün/teşebbüslerin pazardaki konumuna göre makul sürelerde gerçekleştirilebilecek bölünme modellerinin ya da sahip olunan marka veya markaların elden çıkarılmasını içerecek modellerin Kurul tarafından önerileceğinin bilinmesinin gerektiği,..

33. Bu görüş, rekabet hukuku açısından “yararlı” yöntemin sigara markalarının bölünerek satılması olduğunu ortaya koyarken, dava konusu ihale ile TEKEL Sigara’ya ait tüm sigara markaları bölünmeksizin satılmıştır.

34. Satılan markalar arasında yer alan Tekel 2001 markası, yukarıda alıntılanan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Raporunda da belirtildiği üzere, yurt içi pazarın tek başına %14.2’sine sahiptir. Piyasada bulunan diğer üreticilerin hiçbir markasının bu düzeyde bir satış hacmi de yoktur.

iv. Dayanak İlan/ÖYK Kararının Hukuka Aykırılığı

35. Dava konusu işlem, özünde; TEKEL’in bağlı ortaklığı Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ.nin sigara üretim işi ile ilgili varlıklarının satış ve mülkiyetin gayri ayni hak (intifa) tesisi yöntemi ile bir bütün halinde özelleştirilmesi, yani, kamu mülkiyetinin özel mülkiyete dönüştürülmesi işlemidir.

36. TEKEL ile ilgili satış kararının değerlendirilmesinin yapılabilmesi için, kamu mülkiyetini ortadan kaldırmaya yönelik işlemin, Anayasa’nın 13, 35 ve 47.maddeleri gereği, 4046 sayılı yasanın amacına uygun olması gerektiği açıktır.

37. Bunun yanında, TEKEL’in tabi olduğu 233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK’nın “kapsam ve amaç” başlıklı 1.maddesinde tanımlandığı gibi, İDT ve KİK’lerin ekonominin gereklerine göre, karlılık ve verimlilik temelinde faaliyet yürütmekle yükümlü oldukları ortaya konulmuştur.

38. TEKEL Sigara’da, bu prensiplere uygun olarak, yaptığı yatırımlar, tütün üreticisinin üretim devamlılığını sağlayacak düzeydeki alımları, istihdam ve Hazineye ekonomik katkıları ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Ötesinde, Başbakanlık YDK’nun 2007 tarihli raporunda, yapılan yeni yatırımlar ile TEKEL Sigara’nın yıllık faaliyet karının 600 milyon YTL düzeyine ulaşacağı (sf.43) belirtilmiştir. (Ayrıca karlı durumda olan Sigara’nın satılması TEKEL’in mali bünyesini de son derece olumsuz etkileyecektir)

39. Dünya sigara sanayiinde en önemli ihracatçı ülkeler ABD, İngiltere, Hollanda, Brezilya, Almanya ve Çin iken, bu ülkelere ait uluslararası tekel konumundaki firmaların iç piyasaya girişi ve Türkiye’de fabrika kurmalarına izin vermeleri süreci ile hem yabancı sigara alımı/tüketimi artarken hem de ülke tütün üreticilerinin hala en önemli alıcısı konumunda olan TEKEL, azalan Pazar payına rağmen gerek sigara üretimi gerekse de tütün tarımına ciddi katkılar sağlamaktadır.

40. Belirtilen yasal çerçevede, özelleştirme baskısına rağmen, ticari esaslar dahilinde ülke için üretmeye devam eden, kamu giderine yolaçmayan, halihazırda verimlilik esası üzerinden faaliyette bulunan ve daha da önemlisi özel şirketlere nazaran KAMU SAĞLIĞINA DAHA DUYARLI DAVRANAN TEKEL Sigara’nın özelleştirilmesi, kamu mülkiyetinin özel mülkiyete dönüştürülmesi işleminde Anayasa ve 4046 sayılı yasaya uyarlık bulunmadığı düşünülmektedir.

41. Benzer bir şekilde, özelleştirilmesine yönelik ihale yapılan PETKİM AŞ. ile ilgili olarak açılan dava sonucunda verilen 27.12.2007 tarih ve 2007/939 YD.İtiraz Nolu Danıştay İDDK kararında,

Özelleştirme uygulamaları idari işlemler yoluyla gerçekleştirildiğinden, bu işlemlere karşı açılan iptal davalarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesi uyarınca yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetime tabi tutulmaları gerekmektedir. Özelleştirme işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda yargısal dentimin hukuka uygunluk denetimi olduğu, yerindelik denetimi içermediği hususunun gözardı edilmesi hukuken mümkün değilse de özelleştirmeye ilişkin işlemlerin teknik özellikler taşıdığı, siyasi iktidarların tercihlerini yansıttığı, dolayısıyla yargısal denetimin daha ziyade işlemin yetki ve şekil unsurları üzerinde yapılabileceği de hukuken kabul edilemez. Bu çerçevede konu değerlendirildiğinde özelleştirme işlemlerinin yetki, şekil, sebep, ve konu unsurlarınıın yanı sıra maksat yönünden de hukuka uygunluk denetiminin yapılması zorunludur. Bütün idari işlemlerin Kamu yararı maksadını taşıması gerektiği tartışmasızdır. İdari işlem tesis ederken kişisel, siyasal, üçüncü kişilere yarar sağlama amacı gütmemeli, mali çıkar sağlama amacıyla yetki saptırması içinde bulunmamalı, ayrıca birden fazla kamu yararının çatışması durumunda “üstün kamu yararını” dikkate almalıdır.Dolayısıyla idari işlemin maksat yönünden yargısal denetimi de işlem ile sağlanan her türlü yarar ve işlemin ortaya çıkardığı tüm sakıncalar gözönüne alınarak yapılmalıdır. Ayrıca , Yasada özel bir amaç belirlenmiş ise işlemin bu amaca uygun olması gerektiği de kuşkusuzdur.

denilerek yargısal denetimin boyutu ve anlamı netleştirilirken,

PETKİM 11.9.1987 tarinde özelleştirme kapsamına alınmakla beraber blok satış yoluyla özelleştirmesi uzun vadede gerçekleştirilememiş ve çoğunluk hissesi kamuda kalmaya devam etmiştir. Süreç içerisinde hem yatırımlarını hem de üretimini artırarak petrokimya sektöründeki stratejik kuruluş niteliğini korumuş olup, etilen hammaddesi, termo plastikler grubu, elyaf hammaddeleri grubu ve diğer ürünler grubu olarak sayılabilecek ürün çeşitliliği ile kimi ürünlerde %20-%50 arasında, kimi ürünlerde daha yüksek oranlarda Pazar payına sahip bulunmaktadır. 2000’li yıllarda başlatılan Kapasite Artımı ve Modernizasyon projelerinin gerçekleştirilmesi için 437 milyon ABD Doları değerinde yatırım yapılmış ve 2005 yılında tamamlanan bu yatırım sayesinde fabrikaların üretim kapasitesi önemli oranda arttırılmış olan PETKİM, kar eden bir kuruluş haline gelmiştir.

Bu durumda, 4046 sayılı Kanun özelleştirme uygulamalarında ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamayı amaçladığına göre; petrokimya ürünlerine olan talebin sürekli artığı ülkemizde, yapılan yatırımlarla üretim kapasitesi artan ve kar eden büyük bir  petrokimya kompleksi olan PETKİM’in %51 oranındaki kamu hissesinin özelleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

denilerek de 4046 sayılı yasada öngörülen amaca uygun bir işlem olup olmadığı değerlendirmesi sonucunda yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.

F. Yürütmenin Durdurulması İstemi Hakkında

42. Yukarıda belirtmeye çalıştığımız hususlar doğrultusunda, açık bir şekilde hukuka aykırı olan dava konusu karar sonrası, satış süreci, ÖYK kararı ile TAMAMLANMIŞTIR. Daha önce yaşanan örneklerde olduğu gibi, hisse devir anlaşmasının imzalanması ile fiili devir gerçekleştikten sonra verilecek bir yargı kararının uygulanmaması söz konusudur.

43. Olası bir yargı kararını uygulanamaz hale getirerek hukuk devletine ciddi bir gölge düşürecek böylesi bir durumun oluşmaması için, 2577 sayılı İYUK 27/4 bendi gereğince, öncelikle, idarenin savunması alınıncaya kadar yürütmenin durdurulmasını, akabinde, savunma süresi kısaltılarak ve memur eliyle tebligat yapılmak suretiyle alınacak idare savunması sonrası da dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasını talep zorunluluğu doğmuştur.

G. Sunulan ve Toplanılması İstenilen Belgeler

a.     Vekaletnameler

b.     Dava konusu ÖYK kararı

c.     Salgını Durdurmak, kitap ilgili bölüm

d.     Ayda A.Yurekli sunumu

44. Sunulan belgeler yanında, dava konusu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi açısından, davaya konu ÖYK kararına dayanak oluşturan ÖİB işlem dosyasının, ihaleye katılan firmalar ile ilgili gerekli belgeleri, değer tesbit komisyonu raporunu da içerir tam bir işlem dosyasının, istenilmesini talep zorunluluğu doğmuştur.

H. Sonuç ve İstem

45. Yukarıda belirtmeye çalıştığımız hususlar doğrultusunda,

a.     TEKEL’in bağlı ortaklığı Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti AŞ.ye ait varlıkların “satış” ve “mülkiyetin gayri ayni hak (intifa) tesisi” yöntemi ile özelleştirilmesi işlemine onay veren 22.04.2008 tarih ve 2008/23 sayılı ÖYK kararının  iptaline,

b.     2577 sayılı yasanın 27.maddesi hükümleri doğrultusunda açık bir şekilde hukuka aykırı ve uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zarar doğurması kesin olan dava konusu karar ile ilgili, öncelikle davalı idarenin savunması alınıncaya kadar, akabinde, 27/4 bendi hükmü çerçevesinde kısaltılmış bir savunma süresi ve memur eliyle yapılacak tebligatlar sonrasında, dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasına,

c.     Dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,

karar verilmesini saygıyla müvekkiller adına dilerim.

 

 

Davacılar Vekili

Avukat Gökhan Candoğan