Sigara Tanıtımına Tepki 

http://www.sansursuz.com/haberler/templates/sansursuz.asp?articleid=46151&zoneid=3&y=

AA-Sansürsüz, 18.09.2007


Tütün Eksperleri Derneği Başkanı Oktay Çelik, bazı çok uluslu sigara şirketlerinin, açıkça suç olmasına rağmen şenlik, spor etkinlikleri ve fuarlarda tanıtım standı açmaya devam ettiğini savunurken, bu konudaki yaptırımların yetersizliğinden yakındı.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Çelik, 1996 yılından bu yana yürürlükte bulunan Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun ile bu kanuna dayanarak çıkarılan, bu mamullerin satışına ilişkin yönetmeliklerle sigara şirketlerinin reklam ve tanıtım yapmasının önüne geçildiğini, özellikle fuar, festival, şenlik, konser ve sergi gibi etkinliklerde geçici satış belgesi verilmemesi için Bakanlar Kurulu kararı alındığına dikkati çekti.

Bu konuda Ulusal Tütün Kontrol Programı kapsamında da düzenlemeler yapıldığını kaydeden Çelik, tüm bunlara rağmen özellikle iki sigara şirketinin reklam ve satış standı açmaya devam ettiğini belirtti. Çelik, şöyle konuştu:

"Son bir kaç ayda düzenlenen Edirne Kırkpınar Şenlikleri, Formula 1 İstanbul yarışlarında da stant açan sigara şirketleri, geçen hafta sona eren 76. İzmir Enternasyonal Fuarında da stant açtı. Fuarda açılan standı, yaptığımız şikayetle kapattırdık. Ancak yaptırımların yetersiz olması ve denetleme görevi olan kurumların ilgisizliği nedeniyle stant açılmasının önüne geçilemiyor."

Tüketim bakımından yıllık 110 milyar adetle dünyanın 7. büyük pazarı haline gelen Türkiye'nin çok uluslu şirketlerin en önemli hedef pazarı haline geldiği aktaran Çelik, Türkiye'ye yatırım yapan şirketlerin net satışlarının 1 yıllık tutarıyla toplam yatırım masraflarını karşılayabildiklerini savundu.

Nüfusunun yarıdan fazlası 18 yaşından küçük olan Türkiye'de, sigaraya başlama yaşının 9-10'a kadar düştüğüne dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Çok uluslu sigara şirketlerinin Türkiye'yi tercih etmelerin ilk nedeni budur. Diğer neden ise kanunları ve kurallar rahatlıkla çiğneyebilme özgürlüğüne sahip olmaları ve karşılığında ciddi zararlar görmemesidir. Gelişmiş ülkelerde ilgili kanunlara harfiyen riayet eden şirketleri, Türkiye'deki kanunlara uymaya ve Türk insanına saygılı olmaya davet ediyoruz."